Sertleşme Bozukluğu

Tanım

Sürekli ya da yineleyici biçimde yeterli bir sertleşme sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene kadar bunu sürdürememe.

Sertleşme bozukluğu yaşamboyu olabildiği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir.

Sertleşme bozuklukları psikojenik veya organik (cinsel organlarla ilgili bedensel bir sorunla bağlantılı ) ya da her iki unsurun beraberce katkısıyla ortaya çıkabilmektedir.

Genç yaşlarda psikojenik kökenli sertleşme bozuklukları daha yaygındır.

Yaygınlık

Erişkin erkeklerde % 10-20 civarında görülebilebilmektedir. Sabah sertleşmeleri varsa ve masturbasyonla sertleşme oluyorsa psikojenik nedenlerin varlığı düşünülür.

Psikolojik Etkenler

Cinsel uyarılma ile birlikte erkek cinsel organında damarların genişlemesi ve kan akımının artmasıyla birlikte peniste sertleşme oluşur. Uyarılma devam ederse boşalma (orgazm) olur.

Uygun zaman, ortam ve kişinin varlığında cinsel ilişki haz verici bir deneyimdir. Bu süreçte cinsel uyarılma ile birlikte beyindeki merkezlerden cinsel organa sinyaller ulaşır, peniste bir dizi otonomik değişiklikle birlikte, sertleşme ve boşalma gerçekleşir.

Cinsellik tıpkı uyku gibi karmaşık bir süreçtir. Pek çok unsur (yorgunluk, stres, kaygı, utanma, ilaçlar, alkol, bedensel hastalıklar vb.) haz almayı engellediğinden beyinde yeterince uyarılma olmaz ve penise giden uyarı sinyalleri azaldığından bedensel herhangi bir sorun olmadığı halde yeterince sertleşme olmaz. İlk cinsel ilişki uygun olmayan orlamlarda (genelev vb.) yapıldığında endişe ve kaygı uyarılmayı engelleyebilir.

Eğer bu durum başarısızlık endişesi veya korkusuna neden olursa, daha sonraki cinsel ilişki girişimleri haz almaya yönelik olmaktan çıkar, “başarılı olmanın” hedeflendiği ve endişenin ön planda olduğu bu nedenle de beyindeki uyarılmanın engellenmiş olduğu bir kısır döngüye neden olur. Kişi bir süre sonra cinsel ilişkiden kaçınabilir ve depresyon gelişebilir.